Amsterdam’da Ücretsiz Gezilecek Yerler


Amsterdam’da müzelere de gidebiliriz ama öncesinde Amsterdam’da gezilecek yerlerden ücretsiz olanları bilsek ona göre planlarımızı yaparız diyorsanız tam size göre bir yazı hazırladık. Böylece önce ücretsiz gezilecek yerleri görüp sonra da kalan zamanda diğer yerleri gidebilirsiniz. Böylece Amsterdam’da ücretsiz gezilecek en güzel 10 yeri bilirseniz seyahatinizde biraz tasarruf da etmiş olursunuz. Ama tabii Amsterdam’ın müzelerine de zaman ayırmanızı tavsiye ederiz :) Evet artık hemen hemen neredeyse hiç para harcamadan görebileceğiniz Amsterdam’da gezilecek yerleri saymaya başlayalım.


1. Amsterdam’da gezilecek ilk yerlerden Dam Meydanı ile başlayalım:

Bizim de Amsterdam gezimizin ilk durağı olan Dam Meydanı, ücretsiz gezilecek yerler listesinin başında yer alıyor. Meydanda her turistik şehirde görmeye alıştığımız sokak müzisyenlerinden korsanlara, deniz canavarlarından elinde bıçaklı korku filmi karakterlerine çeşitli performanslar karşılıyor bizi. Doğru hepsi birer turist tuzağı, cebimizdeki/çantamızdaki şıngırdayan euroların peşindeler ama olsun insanın yüzünde bir gülümseme, hatta beraber fotoğraf çektirme arzusu yaratmıyor değiller :) 

Dam Meydanı’nda cebinizdeki euroların; bu sefer madeni de değil üstelik, peşinde olan birileri daha var. Amsterdam’ı gezebileceğiniz faytonlar turistleri cezbedebilmek için Dam Meydanı’nın arnavut kaldırımlarında konumlanmış bekliyorlar.

Dam Meydanı her ne kadar şimdi turistlerin uğrak yeri olsa da aslında zaman içinde Hollandalıların sevinçlerine tanıklık eden bir yer de olmuş. Hemen yanı başındaki Amsterdam Kraliyet Sarayı’nın balkonundan göğüsleri nişanlar, madalyalar ile dolu krallar savaşların kazanıldığını duyurmuş, duvakları ile gelinler halkı burada selamlamış, kraliyet ailesinin minik fertleri utangaç gözlerle halkın karşısına ilk burada çıkmış. 


2. Spui Meydanı’nın arkasındaki gizli sakinlik Begijnhof:

Amsterdam’ın sokaklarında yürüyen birçok insan sürekli önünden geçtikleri, binaların arasına gizlenmiş, belli belirsiz kapının farkında bile değillerdir. Oysa ki o kapı, koşuşturmanın ağır bastığı şehir hayatı ile ona tezat, huzur dolu, yeşillikler içindeki dünyayı ayırma görevini başarılı bir şekilde yerine getirmektedir. Eğer siz de adeta fantastik dünyaya açılan bu kapının eşiğinden geçerseniz Amsterdam’ın gezilmesi gereken ve bizce en güzel yerlerinden Begijnhof’u görebilirsiniz. 

Begijnhof ilk olarak 1150 yıllarında bir grup kadın tarafından dini bir grup olarak kurulmuş. Bu kadınlar rahibe değillermiş ve istedikleri zaman, mesela evlilik için ayrılabiliyorlarmış. Genellikle Kuzey Avrupa’da olan yarı dini bu grubun üyesi kadınlara Beguines deniyormuş. Onların yaşadığı bu yere de Beghijnhuis (Beguines evleri) deniyormuş.

Begijnhof’a gidiyorsanız orada yaşanan mucizeyi de anlatalım. Gezerken arkadaşlarınızın ilgisini kendinizde toplayabilirsiniz :) Bundan yıllar yıllar önce ayin (Sacrament of the Sick) esnasında rahibin verdiği kutsal ekmek hasta yatağındaki adamın ağzından düşmüş. Sonrasında ateşe atılan kutsal ekmek yanmamış ve doğa kurallarına karşı gelip ateşin üzerine yükselmiş. Bunu gören bir kadın elini ateşe uzatmış ve ekmeği alıp bir kutunun içine koymuş. Bu olayı duyan Oude Kerk – Eski Kilise’nin (gezilecek yerlerin ilerleyen bölümünde Eski Kilise’den de bahsedeceğiz) rahibi gelip ekmeği alıp kiliseye geri götürmüş. Ertesi sabah kadın kutuyu açtığında tekrar kutsal ekmeği içinde görmüş. Rahibe tekrar verilen kutsal ekmek, ertesi gün yine kendiliğinden kutunun içinde belirivermiş. Bu olayın bir mucize olduğu da 1346 yılında kabul edilmiş. 

Zaman Beguines kadınlarına pek de iyi davranmamış. 1500lerin sonuna kadar neredeyse tamamı Katolik olan Amsterdam’da, Protestanlar yönetimi ele geçirince Katolik ritüellerini, kiliselerini ve manastırlarını yasaklamışlar. Beguines kadınlar da avlularının ortasındaki kiliselerini devretmek zorunda kalmış. Bunun sonucu olarak da evlerin içinde gizli kiliseler olmaya başlamış. Neredeyse bir asır sonra da iki evi birleştirip dışarıdan bakıldığında kilise olduğu anlaşılmayan yeni ibadethanelerini yapabilmişler. Bu kiliseyi de Amsterdam gezilecek yerler listemizdeki Begijnhof’a gittiğinizde ziyaret edebilirsiniz. Unutmadan söyleyelim Begijnhof’a kadar gitmişken mutlaka neredeyse 500 yaşını geçmiş, Amsterdam’ın en eksi ahşap evini de görmeyi unutmayın. 

Begijnhof’un kapısı Amsterdam’ın eğlenceli meydanlarından Spui’ye açılıyor. İçerideki sessiz sakin hava hele bir de yazın gidiyorsanız Amsterdam’a, bir anda sokak gösterileri, barlardan yükselen müzik ile kaybolabiliyor. Yine de buraya kadar gelmişken Spui Meydanı’nı da görmek isteyebilirsiniz…


3. Yüzen bir çiçek pazarı görmek isteyenler için Amsterdam’da gezilecek yer Bloemenmarkt:

Amsterdam’a gitmeden önce hazırladığımız mutlaka gezilmesi gereken yerler listesine bir tik daha atmak için Bloemenmarkt’a (çiçek pazarı) gidiyoruz. Önden baktığınızda tavandan yeşil yapraklı çiçeklerin sarktığı, bir minik çuval dolusu lale soğanını 5-6 euro’ya satan, duvarları yel değirmenli magnetler, rengarenk ahşap terlikler ile dolu tipik çiçekçi dükkanlarının sıra sıra dizildiği bir pazar görüyorsunuz. Kanalın diğer tarafına gittiğinizde ise bu minik dükkanların aslında suyun üzerinde yüzdüklerini fark ediyorsunuz. Dünyanın yüzen tek çiçek pazarı diyorlar o yüzden.

Çiçek pazarının en ilginç yanı ise çenelerini sımsıkı kapatıp üzerine konma hatası yapan böceği hapsetmeye hazır etobur bitkilerdi. İnsan yanlarından geçerken ya “ısırırlarsa” diye düşünmeden edemiyor. Bir de eğer çiçek pazarına gitmeyi planlıyorsanız bavulunuzda boş yer olmasına dikkat edin. Çünkü biz daha önce görmediğimiz, fanuslarının içinde kendi ekosistemleri oluşturulmuş gibi duran bitkilerden; bir tür bitki akvaryumuydu, alamadığımıza çok üzülmüştük. Yerimiz dar olduğundan ancak bol bol kaktüs ve renkli minik saksılar ile eve dönebildik. 

Ayrıca dünyanın en büyük çiçek borsası da Amsterdam’da imiş. FloraHolland tüm dünyadaki çiçek ve bitki ticaretinin %60’ını elinde tutuyormuş. Aalsmeer’deki bu borsada her ne kadar havada çiçeklerin kokusu olsa da Amerikan borsa filmlerinde görmeye alıştığımız brokerlar dev dijital ekranların önünde aynı borsada olduğu gibi ticaret yapıyorlar. Maalesef biraz şehir dışında ama merak ettiyseniz gitmeden buradan bakabilirsiniz. Gitmek isterseniz de giriş kişi başı 6 euro. 


4. I amsterdam harflerinin önünde fotoğraf çektirmek isteyenler için Museumplein:

Amsterdam’da sıradaki gezilmesi gereken yer Museumplein. Buraya muhtemelen istemeden de olsa yolunuz düşecektir çünkü Amsterdam’da mutlaka gezilmesi gereken yerlerden ikisi; Rijksmuseum ve Van Gogh Müzesi burada. Ayrıca yine burada Stedelijk Müzesi (modern ve çağdaş sanatlar müzesi) ve Elmas Müzesi de var. Ama bizim buraya gelmemizin asıl sebebi, en azından şimdilik, bunların hiçbiri değil. Amsterdam’ın en meşhur fotoğraf karelerinden birisi olan Rijksmuseum ve I amsterdam harflerinin fotoğrafını çekmek için geldik buraya…

Kışın kurulan buz pateni pisti de eklendi mi manzaraya meydandaki minik köprüye çıkıp fotoğraf çekmekten başka yapacak bir şey kalmıyor geriye :)   



5. Amsterdam’ın meşhur sıska köprüsü Magere Brug:

Amsterdam görülmesi gereken yerlerden birisi de Amsterdam’ın en meşhur köprüsü Magere Brug. 1672 yılında yapılan açınır kapanır Magere Brug’e köprünün çok dar olmasından dolayı Amsterdamlılar sıska köprü anlamına Magere Brug adını koymuşlar.

Eğer buraya gece gelirseniz ışıklandırılmış hali ile daha bir romantik olan Magere Brug fotoğraflarınızı Instagram’a koyabilirsiniz :) Hatta tarihleriniz uyuyorsa Kurtuluş Günü’ndeki (5 Mayıs) konseri Magere Brug’den dinleyebilir, kraliyet ailesinin tekne ile geçişlerini izleyebilirsiniz. 



6. Bugüne kadar en çok beğendiğimiz parklardan biri olan Vondelpark:

Amsterdam’da gezebileceğiniz üstelik cebinizdeki eurolara dokunmayacağınız bir yer daha var sırada. Sayısız minik gölü, çeşit çeşit ağaçları ile 1864’te kurulan Vondelpark, Amsterdam’da gezilmesi gereken yerlerden birisi.

 

@darjow

Üstelik Amsterdam’ın kanalları arasında dolaşmaktan yorulan bünyenize soluklanma fırsatı da verecektir. Bir bankta otururken de bir sağa bir sola süzülüyormuş gibi duran patenli çocukları, spor ile ulaşımı eş anlamlı hale getiren bisikletli gençleri, şortlarını giymiş, uzun yıllardır koştukları belli olan önünüzden hızla geçen yaşlı amcaları, teyzeleri seyredebilirsiniz. Ama bizim parktaki favori sporcularımız biraz ileride bisikletlerini ağaca dayayıp yemyeşil çimlere oturmuş minik bir tabak kadar küçük aluminyum folyo mangallarında mısır közleyen gençlerdi. 


7. Amsterdam’ın yüzen evlerini görmek isteyenler için Brouwersgracht:

Amsterdam’da gezilecek yerler listemizdeki yerlerden bir diğeri de Brouwersgracht ki bira üreticileri kanalı anlamına geliyormuş. 16. ve 17. yüzyılda bu çevrede birçok bira üreticisi olduğu için kanala bu isim verilmiş ama zaman geçtikçe eski depolar evlere dönüştürülmüş.

Amsterdam’a gittiğinizde Brouwersgracht’ı görmenizi tavsiye etmemizin asıl sebebi bira üreticileri değil. Asıl buranın Amsterdam’da gezilecek yerler listesine girmesinin nedeni sıra sıra dizilmiş tekne evleri. Çok da uzun olmayan kanal boyunca yürürseniz onlarca tekne evi görme şansı yakalayabilirsiniz.

Yaklaşık 10 dakikalık yürüyüşe sürekli kanal manzarasına uyanmak ne kadar eğlenceli olurdu, yaşamak için ideal bir yer hayalleri ile başlayıp; acaba sallanıyor mudur, ya suya düşersem, zaten romatizma yapardı, bize göre değil canım diye kısa yürüyüşünüzü gerçek dünyaya dönerek bitirebilirsiniz. Aslında hiç dönmeyin gerçek dünyaya, her gün kanal manzarasına uyanmak, her akşam yemeğini kanalın hemen yanında romantik masanızda yemek çok da güzel olurdu :) 

Brouwersgracht’a ulaşım da çok kolay. Dam Meydanı’na ve Amsterdam Centraal Station’a yaklaşık on dakikalık yürüme mesafesinde. 


8. Kalabalık meydanları sevenler için Leidseplein:

Seyahat ettiğiniz şehirlerin canlı, akın akın turist gelen, turist geldikçe daha da canlanan yerlerini seviyorsanız Leidseplein’i de Amsterdam’da gezilecek yerlerden biri olarak düşünebilirsiniz. Leidseplein, binalardan sokağa uzanan ışıklı tabelaları, bu kadar işlek olmasına hiç aldırış etmeden yoluna devam eden tramvayları, arnavut kaldırımlara masalarını atan kafeleri, eğlenceli gösteriler yapan sokak sanatçıları, onlarda toplanan ilgiyi çaldıkları müzik ile çekmeye çalışan grupları ile Amsterdam’ın neşeli yerlerinden birisi. Dam Meydanı’ndan Müze Meydanı’na yürüyerek giderseniz kuvvetle muhtemel yol sizi ikisinin tam arasındaki Leidseplein’den geçirecektir. O yüzden kaçırma şansınız da pek yok :)  

Hazır buraya kadar gelmişken dışından akıllı telefon alalım derseniz de, tam meydanda bir Apple Store var. Pasaporta uzun zamandır telefon işletmediyseniz tam zamanı :) 



9. Amsterdam’ın kendisi kadar meşhur Red Light mahallesi:

Kırmızı Fener Mahallesi yani dünyaca ünlü ismi ile Red Light District, Amsterdam’ın meşhur turist destinasyonlarından birisi. Ama haritalarda bu isimle ararsanız bulmanız biraz zor çünkü burası aslında de Wallen diye de bilinen Dam Meydanı’na çok yakın küçük bir bölgenin adı. Dam Meydanı’ndan Nieuwmarkt’a doğru yüründüğünde Red Light’in farklı dünyasına girilmiş oluyor. Garip bir yer çünkü aslında etraftaki dükkanları görmeseniz Amsterdam’ın diğer yerlerinden ayırmanız zor. Etrafta Amsterdam’ın diğer yerlerinde görmeye alışkın olduğunuz bisiklete binen insanlar, tekneler, gençler, kafeler, her şey var. Ama biraz daha fazlası da var :)

Red Light District aslında kendi içinde büyük bir ironiyi de barındırıyor. Alternatif; epey alternatif :) şovlar ve kafelerin olduğu bu mahallenin içinde Amsterdam’ın en eski kilisesi Oude Kerk de bulunuyor.


10. Amsterdam’ın belki de en güzel yanı Amsterdam kanalları:

Amsterdam’da gezilecek yerlerin başında Amsterdam’ın kanalları geliyor. Burayı sona saklamamızın nedeni ise Amsterdam’ı gezerken, bir yerden bir yere yürürken kaçınılmaz bir şekilde kanalları görecek olmanız.

Dam Meydanı’ndan başlayıp bir örümcek ağı gibi Amsterdam’ı çevreleyen kanallardan hangisini görmemiz gerekir diyorsanız Singel’i tavsiye ederiz. Singel boyunca yürürseniz çiçek pazarından tutun da kapısının önüne bisiklet park etseniz tüm binayı kaplayacak şehrin en dar binasına (Singel caddesi 7 numara) kadar birçok ilginç yeri görme fırsatı yakalayabilirsiniz.



Şimdiden bizim de çok sevdiğimiz Amsterdam’da iyi tatiller. Umarız Amsterdam’da gezilecek yerler listemizdeki her yere hatta daha da fazlasına gidebilirsiniz… Gidemezseniz de önemli değil, etrafınızdan bisikletliler geçerken kanalların yanında yürümek bile çok güzel :)

Bu yazımızı beğendiyseniz diğer Amsterdam yazılarımız da ilginizi çekebilir. Yine yazımızı beğendiyseniz ve destek olmak isterseniz de otel rezervasyonunuzu sayfamızdaki linkler üzerinden yapabilirsiniz :)

DİĞER AMSTERDAM YAZILARIMIZ

Amsterdam gezilecek yerler Amsterdam muzeleri Madame Tussauds Muzesi Van Loon Muzesi Amsterdam cocuklarla gezilecek yerler Amsterdam kanal evleri Amsterdam otel tavsiye Amsterdam hostel tavsiye Amsterdam Bloemendaal Zaanse Schans Amsterdam yakin minik kasaba Volendam Schiphol havaalani ulasim Amsterdam kanal turu Amsterdam ulasim Amsterdam yeme icme Amsterdam alisveris Tax Free Alisveris Amsterdam card Museumpleinticket