Kanatlı Zafer Heykeli & Nike


Kanatlı Zafer Heykeli

Louvre Müzesi’nin Denon kanadında (piramit girişi karşınıza aldığınızda sağ kolda kalan blok), Kanatlı Zafer Heykeli ait olduğu Trakya kıyılarında Ege Denizi’nin dalgaları üzerinde yükselen Semadirek adasındaki tapınakta olduğu gibi birinci kata çıkan merdivenlerde gelenleri karşılamaktadır. Deniz savaşındaki zafere adanan Kanatlı Zafer Anıtı olarak da bilinen bu heykel Fransa imparatorluk müzelerine adını yaşatacak bir kalıntı bulma hayali kuran Edirne’de görevli konsolos yardımcısı ve amatör arkeolog Champoiseau’nun hayalini 1863’te gerçekleştirmiş. Champoiseau, önce heykeli ve parçalarını, daha sonra heykelin üzerinde ayakta durduğu geminin pruvası ve pruvadaki gemi mahmuzu gibi anıt tabanını bulmuş ve hepsini daha sonra Fransa Louvre Müzesi’ne götürmüş. Yapılan restorasyon çalışmaları ile Kanatlı Zafer Heykeli’nin bir zamanlar iç içe geçmiş olan blokları, tek tek bir araya getirilmiş, eksik kalan parçalar; mesela sağ kanat bulunamamış ve sol kanadın replikası yapılmış, doldurularak tamamlanmış.

Kanatlı Zafer Heykeli’ni en etkileyici açıdan; sağ bacağından göğsünün üstüne doğru, görebilmek için hafif sol tarafından bakmak gerekmektedir, tıpkı zamanında Semadirek adasına gelenleri yüzyıllarca karşıladığı gibi. Bu açıdan bakıldığında heykelin sol bacağının arkasından kanatlara doğru çıkan eğimli çizgi ve sağ bacağından göğsüne doğru çıkan dik çizginin oluşturduğu üçgen gözler önüne serilmektedir. Böylece heykelin cömert hatları, kıyafetinin en ince kıvrımları, ileriye doğru hareketinin enerjisi ve neredeyse yere paralel duran devasa sol kanadının dinamizmi hissedilebilmektedir.

Öte yandan heykelin sağ tarafında ise, aynı özenli kıvrımların olmaması, sanatçının zaman kazanmak için biraz daha özensiz davrandığı düşündürtmüştür. Aslında bunun nedeni Semadirek adasındaki tapınakta heykelin sağ tarafının daha az kişi tarafından görünüyor olması ve arka tarafının ise neredeyse kimse tarafından görülmüyor olması imiş…. Sağ omuzun hafif yüksek duruşu ve İzmir Aliağa yakınlarındaki antik kent Myrina’da bulunan minik zafer heykelleri, sağ kolun aslında havada olduğunun düşünülmesine yol açmış. 1950 yılında Semadirek’te bulunan yukarıya doğru açık bir avuç şeklinde sağ el de bu düşünceyi pekiştirmiş ve aslında heykelin adaya gelenleri eliyle selamladığı ortaya çıkmış.

Kanatlı Zafer Heykeli’nin en önemli yanlarından birisi de, kanatlar, kollar, baş ve göğüs ayrı ayrı bloklar halinde olmasına rağmen herhangi bir dayanak olmadan birbirlerine birleştirilmeleri imiş. Ayrıca kanatların bu denli büyük olmasına rağmen desteksiz birleştirilmesi de önemli bir başarı imiş.

You may also like...