Mona Lisa & Gizemli Gülüşü

Mona Lisa

Dünyanın en meşhur tablosu veya daha doğrusu dünyanın en meşhur resmi ne diye sorulsa, herhalde büyük bir çoğunluk Mona Lisa diyecektir. Öyle ki Louvre Müzesi’ni gezen ziyaretçilerin yüzde doksanı Mona Lisa’yı görmeden çıkmıyormuş. Bu da demek ki günde neredeyse 20.000 – 40.000 kişi Mona Lisa’yı görüyormuş. Siz de bunlardan birisi olacaksanız, Louvre Müzesi’ni ziyaret etmeden önce Mona Lisa hakkında biraz bilgi toplayarak çok doğru bir yolda olduğunuzu söyleyebiliriz. Yoksa bizim gibi iki metreden daha fazla yaklaşma şansınız olmayan, 1956 yılında saldırıya uğradığı için kurşun geçirmez cam koruma arkasında duran Mona Lisa resmini gördüğünüzde far görmüş tavşan gibi ne yapacağınızı bilemeden kalabilirdiniz. Çünkü biz Mona Lisa’nın hemen yanındaki korumaları, önünde duran kalabalığın meraklı bakışlarını, aynı salonu paylaşan onlarca koca koca resme rağmen, tüm ilginin sanki onlar yokmuş gibi tek başına bir duvarda asılı duran Mona Lisa üzerinde oluşunu görünce açıkçası niçin Mona Lisa’nın bu kadar meşhur olduğunu anlayamamıştık. Sonuçta Mona Lisa’da nereye bakmamız gerektiğini bilememiş, artık ne işe yarayacaksa omzumuzun üzerinden Mona Lisa görülecek şekilde birbirimizin birer fotoğrafını çekip büyük salondan mahcup bir şekilde çıkmıştık J. Bunu sizin de yaşamamanız için Mona Lisa’yı ve Mona Lisa’nın gülüşünü elimizden geldiğince anlatmaya çalışalım J

Resmi anlatmaya geçmeden önce Mona Lisa kimdir sorusunun cevabını vermeye çalışalım. Genel kabul gören ama hiçbir zaman kanıtlanamayan görüşe göre Mona Lisa, Lisa del Giocondo isimli bir kadınmış. Kocası Francesco del Giocondo, ikinci çocuklarının doğumu anısına; aldıkları evi kutlamak için de olabilirmiş, bu resmi Leonardo da Vinci’ye sipariş etmiş. Kocasının ölümü ile rahibe olan Lisa del Giocondo, 15 Temmuz 1542 yılında 63 yaşında ölmüş. Leonardo resmi yaptıktan sonra, Mona Lisa’nın kocasına resmi teslim etmemiş ve sonunda resim öğrencisi ve mirasçısı Salai’ye kalmış. Daha sonrasında Mona Lisa, bilinmeyen bir şekilde Fransa kralı tarafından satın alınmış ve Mona Lisa, 1797 yılında Louvre Müzesi’ne gelmiş. 1911 yılında çalınan resim bir ara İtalya’yı dolaşmış, tam Ufizzi Müzesi’ne satılmaya çalışılırken hırsız yakalanmış ve Mona Lisa Louvre Müzesi’ne geri dönmüş. O zamandan beri de New York, Moskova ve Tokyo’ya geçici sergiler için gitmek dışında Louvre Müzesi’nde kendisini ziyaret edenleri gülümseyen bir ifade ile bekliyormuş. Bu arada dünyanın en pahalı resmi olan Mona Lisa’nın değerinin yaklaşık 760 milyon $ olarak tahmin edildiğini de paylaşım J

Mona Lisa hakkında kısa bir bilgi verdikten sonra sıra geldi Mona Lisa tablosunda nerelere bakılacağına. Tabloda bakılacak yerlerden biri bu kadar korumaya rağmen Mona Lisa tablosunda oluşan çatlak. Biraz yakından bakarsanız, Mona Lisa’nın saçlarından başlayıp tablonun en üstüne kadar giden 11 cm uzunluğundaki çatlağı görebilirsiniz (1). Üzerine yapıldığı kavak pano zamanla ikiye ayrılmaya başladığı için resim de zarar görmüş…

Dünyanın en meşhur resminde, Mona Lisa’nın duruşuna da dikkat etmek gerekiyor. Her ne kadar çok sonra fark etmiş olsak da Mona Lisa aslında korkulukları (2) olan bir balkonda (resmin en sağ ve en solunda, Mona Lisa’nın tam göğüs seviyesinde korkulukların başlıklarını görebilirsiniz) kolçaklı yarım daire şeklindeki bir sandalyede, saçında duvak ile, onu izleyenlere dönük bir şekilde oturuyormuş. Bu pozun dönemin birçok resmi ile çok sayıda ortak noktasının olması, Leonardo da Vinci’nin modelinin görünüşüne değil, zamandan bağımsız ifadesine odaklandığının ispatı imiş.

Resimde dikkat edilecek bir başka ayrıntı ise Mona Lisa’nın detayları eksik sağ işaret parmağı ve resmin sağ tarafında kalan bakir kırmızı alan (3). Bu iki kısım Leonardo da Vinci’nin henüz resmi tamamlamadığını gösteriyormuş.

Tabii ki Louvre Müzesi’nin çekim merkezi olan Mona Lisa’da bakılacak en önemli yerlerden birisi, Mona Lisa’nın yüzü. Sanat tarihçiliğinin kurucusu sayılan Floransalı Giorgio Vasari’ye göre, aslında resmi bu kadar meşhur kılan özellik, doğayı mükemmele yakın taklit edişmiş… Bu da aslında Leonardo da Vinci’nin dört yıl üzerinde çalışmasına rağmen resmi bir türlü bitirememesinin sebebi imiş. Aynada görebileceğiniz kadar gerçek, parlak ve hafif ıslak gözler, neredeyse gözenekleri görünen cilt, her an yutkunacakmış gibi duran boğaz çukuru, kalp atışını hissedebileceğiniz boğaz, işte tüm bunlarmış Mona Lisa’yı bu kadar eşsiz kılan…

E madem bu kadar bilgimiz var artık Mona Lisa ile bu bilginin keyfini çıkarıp, Mona Lisa’nın arkasında kalan manzaraya da bilmiş gözlerle dalabiliriz. Açıkçası burası biraz daha soyut… Arkada biri kahverengi, biri mavi iki farklı fon karşımıza çıkıyor. Hafif kiremit kırmızısı insan yaşamının izlerini taşıyan fon kuşbakışına yakın bir açı ile (4), daha uzaktaki bakir, insan eli değmemiş mavi alan (4) ise yatay bir bakış açısı ile resmedilmiş.

Tüm bunlara rağmen tablonun geneli düşünüldüğünde içinde olduğu zaman için çok özgün olmadığı kolaylıkla söylenebilirmiş. Zamanın yenilikleri ve başarıya giden formül, benzer bir şekilde Mona Lisa’da da kullanılmış. Bir başka deyişle çağdaşları ile birçok ortak noktası varmış Mona Lisa’nın; ön ve arkayı ayıran korkuluklar, korkuluklar arasında kalan uzaktaki boşluk, belin üstünden başlayan poz ve en önde birleşen eller… Benedetto Portinari portresi ve Madonna ve Çocuk resmi bunun birer örneği imiş.

Mona Lisa’nın Gülüşü

Leonardo da Vinci’nin sürekli yanında taşıdığı Mona Lisa’nın bu kadar meşhur olmasının sebebi aslında resmin etrafında dönen spekülasyonlarmış. Bu spekülasyonların kaynağı ise Mona Lisa’nın gülüşü; bir baktığınızda size güldüğünden emin olduğunuz, bir baktığınızda gülümsemenin arkasında bir üzüntü olduğundan şüphelendiğiniz… Bunun da nedeni aslında Mona Lisa’nın sağındaki ve solundaki dümdüz olması gereken ufuk çizgisinin (5) birbiri ile tutarlı olmaması imiş… Bu da yüzünün iki tarafında farklı bir ifade oluşmasına neden oluyormuş.

Mona Lisa’nın niçin güldüğüne gelince, tam da burasıymış aslında tüm efsanelerin doğmasına neden olan gizem… Çünkü akıl oyunlarını seven Leonardo da Vinci’nin bu gülüşe gizli semboller kattığına inanılıyormuş. Mesela Leonardo da Vinci resimlerinden birinde (Lady with an Ermine) bembeyaz tüylü bir gelincik türü olan “ermine” ile Cecilia Gallerani’yi resmetmiş. Bu resme gelinciği eklemesinin sebebi aslında Cecilia Gallerani’nin yasak aşkı Ludovico Sforza’nın kişisel ambleminin gelincik olması imiş…

Benzer durum Mona Lisa tablosunda da varmış. Resmin niçin ve ne kadar bedel ile yapıldığı kesin olarak bilinmemekle birlikte, Leonardo da Vinci’nin ilk biyografilerinden birine göre Francesco del Giocondo, 1502 yılında eşi Mona Lisa’nın resminin yapılmasını istemişmiş… Giocondo mutluluk anlamına geldiğinden Leonardo da Vinci de Mona Lisa’nın gülümsemesinde bu mutluluğu yansıtmaya çalışmış.

Dünya çapında yüzyıllar boyunca sürecek bir şöhretin, bu kadar kolay bir açıklamanın sonucu olamayacağını düşünüp biraz daha araştırdığımızda karşımıza Mona Lisa’nın gizemleri ile ilgili başka teoriler de çıktı. Bunlardan birisi Mona Lisa’nın gülümsemesinin aslında Mona Lisa’ya ait olmaması J. Aynı görüşe göre, da Vinci gülümsemeyi sonradan eklemiş ve dedikodulara göre uzun zamandır ilişki yaşadığı asistanı Gian Giacomo Caprotti’nin gülümsemesi imiş bu kadar meşhur olan.

Bir başka rivayete göre ise de Mona Lisa aslında Leonardo da Vinci’nin kendi portresi imiş. Bu görüşe göre Leonardo da Vinci ve Mona Lisa’nın yüz hatları dijital olarak üst üste getirildiğinde birbirleri ile neredeyse aynı oldukları ortaya çıkıyormuş.

Yakın zamanda Mona Lisa’nın gülümsemesinin sırrı çözülecek gibi, çünkü Lisa del Giocondo’ya ait olduğundan şüphelenilen bir kafatası bulunmuş. Kocası ve çocuklarının DNA’ları ile karşılaştırıldıktan sonra, ki onların da mezarlarının nerede olduğu biliniyormuş, kafatası ile portre karşılaştırılabilecekmiş. Böylece yüzyıllardır süren Mona Lisa’nın gizemlerinden en azından biri açıklığa kavuşacakmış.

Tüm bu teorilerden hangisi doğru olursa olsun emin olduğumuz bir konu var ki o da, Mona Lisa’nın gülümsemesinin sıradan bir gülümseme olmadığı… Resme dikkatli baktığınızda bir an için Mona Lisa’nın dudaklarının ve yüz kaslarının hafifçe hareket etmeye başladığını, etrafını saran yüzlerce kişi arasında doğrudan size gülümsediğini düşünebilirsiniz.

………………………….

Bu arada Mona Lisa’nın olduğu Louvre Müzesi’ne nasıl hızlı girileceğini merak ediyorsanız işte ipuçları…

Eğer Mona Lisa yazımızdan memnun kaldıysanız, başka seyahat yazılarımız ve fotoğraflarımız için facebook/saventravel sayfamızı beğenebilirsiniz.

You may also like...