Venedik Gondol Turu


Venedik Gondol Turu

Venedik’e gelmişken, lagünün kanallarına en uygun şekli ile; tabanı dümdüz ama dışarıdan bakıldığında hilal gibi görünen, ayakta duran gondolcusunu her an sulara atıp ıslatacak gibi duran ikonik gondollarına binmemek olmaz. Bir yandan bilinçaltına işleyen simsiyah rengi ile insanın içine sebepsiz bir ürperti veren, bir yandan da kalın yatay çizgili t-shirtü ve yassı hasır şapkası ile her an dudaklarının arasından serenat dökülecek gibi duran gondolcusu ile romantizmin simgesi, gondol ile Venedik kanal turu, Venedik tatilinin olmazsa olmazlarından. Gondol turunun fiyatlarına gelince, birkaç ipucu ile bundan da tasarruf edebilirsiniz.

Ama önce gondollar ile ilgili kısa bilgiler… Gondolların simsiyah olmasının nedeni, Venedik zenginlerinin bir zamanlar gondollarında servetlerini kendi yaratıcılıklarına kalmış bir şekilde göstermeye çalışmasının artık estetik bir görüntüden uzak renk kombinasyonları oluşturması, bu yüzden de 1562 yılında siyah dışındaki tüm renklerin yasaklanması imiş. Ayrıca gondol kelimesi bir rivayete göre Türkçe’den geliyormuş ve pruva demirindeki altı çizgi de Venedik’in altı bölgesini temsil ediyormuş…

Venedik’te gondol turu yapmak aklınızda yoksa, San Marco Meydanı’ndaki Dükalar Sarayı’nın önünden geçerken tahta iskele direklerine bağlı sizi bekleyen gondollar size kendilerini hatırlatacaklardır. Aslına bakılacak olursa yüzlerce dememek daha doğru olur, çünkü Venedik’te bir zamanlar on dört bine ulaşan gondollardan bugün sadece 400 tane kalmış.

E madem artık gondol turu yapmaya siz de karar verdiniz; sırada pazarlık aşaması var. Venedik’in olmazsa olmazı gondol turuysa, o zaman da Türk turistin olmazsa olmazı pazarlık etmek deyip, stratejimiz gereği karşımıza çıkan gondolcuya tur fiyatlarını sorup, verdiği cevaptan memnun olmadığımızı belli edercesine arkamızdan seslenmesine nazlı nazlı kulak asmamaya çalışarak, yolumuza devam ediyoruz.

Gerçi gondol turu fiyatlarını bilmediğimizden 10 € bile dese burun kıvırabilirdik. Üstüne bir de sonradan öğreniyoruz ki Venedik Gondolcular Odası diye çevirebileceğimiz bir kooperatife kayıtlı olduklarından gondolcuların fiyatları sabitmiş. Ama yine de taktiğimiz işe yarıyor, yavaşlayan adımlarımıza ters orantılı bir şekilde hızlanan temposu ile bizi yakalayan gondolcu fiyatı indirmese de tur süresini uzatıyor. Venedik gondol turu fiyatları standart olarak 40 dakika için 80 €, sonraki her 20 dakika içinse ek 40 €. Kişi başı değil tabi toplam 6 kişi için, ama 2 kişi binseniz de aynı fiyatı alıyorlar. Bu yüzden orada birkaç kişi ile ortak olup kiralamak daha iyi olabilir. Eğer bu kadar ücret ödemeyelim diyorsanız tur süresini de kısaltmayı deneyebilirsiniz. Akşam 19:00-08:00 arası ise bu fiyatlar 100 € ve ek süreler de 50 €’ya çıkıyormuş. Güncel gondol turu fiyatları için Institution for the Protection and Conservation of Gondolas and Gondoliers’in sitesindeki fiyat tarifesini kontrol edebilirsiniz. Ama bize sorarsanız ne kadar kısa tur alırsanız o kadar iyi; özellikle Grand Canal’ı da kapsayan uzun turu almaktansa Grand Canal’da vaporetto ile daha uygun fiyata gezebilirsiniz.

Biz denemedik ama bir de talebin çok yüksek olduğu San Marco Meydanı ve Piazzetta (Küçük Meydan) yerine aralardaki kanallarda bekleyen gondolcuların pazarlık kabiliyetlerini sınayabilirsiniz.

Gondol turumuza başladığımıza göre artık tatilin keyfini çıkarabiliriz. Şayet sizin de gondolcunuz bizimki gibi çok konuşkan çıkarsa Venedik gondol turunuz daha zevkli ve öğretici geçebilir.

Gondol turu boyunca neredeyse her binanın tarihini anlatan gondolcumuz sayesinde kanalların arasında gezerken etrafımıza daha dikkatli bakmaya başladık ve Marco Polo gibi tarihi kişiliklerin evlerini de görme şansını yakaladık.

Venedik’in, kollarınızı açsanız aynı anda iki binaya da dokunabileceğiniz daracık kanalları arasında gezinirken, gondolcunun elindeki kürek ile lagünün tabanına dokunuyormuş gibi 11 metrelik ve 700 kiloluk gondolu nazikçe yönlendirmesi lagünün beş metrelik derinliğine rağmen sanki atlasak ayaklarımız yere temas eder diye düşünmemize neden oluyor.

Kıvrak hareketler ile yoluna devam eden gondollardaki en büyük risk ise virajlar, bu yüzden binaların köşelerinden dönerken karşıdan gelenleri göremedikleri için bağırarak birbirlerini uyarıyorlar.

Venedik gondol turuna çıkarken mutlaka fotoğraf makinenizin pilinin dolu olmasına özen gösterin çünkü fotoğrafçıdan bağımsız bu açıdan nilüfer gibi sular üzerinde duran, daracık balkonları, ahşap kapıları, panjurları ve kemerli pencereleri ile Venedik’in binaları çok fotojenik…

Venedik’te gondol turunun en güzel yanlarından birisi de ne kadar ara sokaklarında yürüyor olsanız da ulaşamayacağınız sessizlik ve huzuru size getiriyor olması. Kimi kanallar o kadar ıssız ki etrafınızı Venedik’in sonbaharda solan yapraklar gibi kırmızının envai tonunda olan tuğladan binaları sarıyor ve deniz ulaşımının bu en basit biçimi ile kanalların arasında dolaşırken, iki binli yıllarda olduğunuza dair tüm kanıtları kaybediyorsunuz.

Sözün özü Venedik’e gelmişken gondol turu yapmamak olmaz ama bundan da tasarruf etmeniz mümkün. Fotoğraflı rehberimizden memnun kaldıysanız daha fazlası için facebook sayfamızı da beğenebilirsiniz.

You may also like...