Boboli Bahçeleri


Floransa gezi rehberindeki ilk durağımız Ponte Vecchio’ya yürüme mesafesindeki 1550 yılından kalan ve yaklaşık 500 yaşındaki Boboli Bahçeleri. Burayı bahçe diye adlandırmak biraz yanlış olur çünkü tamamını gezmek isterseniz birkaç saatinizi ayırmanız gerekiyor. Palazzo Pitti’nin içindeki Boboli Bahçeleri, Rönesans döneminin bahçe düzenlemesini yansıtmakla beraber, daha sonra birçok Avrupa bahçesine ilham kaynağı olması ile de Floransa’ya gelindiği zaman görülmeyi hak ediyor. Parkın içindeki birçok heykel, havuz ve çeşme ise fotoğraf çekmek için güzel bir sahne oluşturuyor. Unutmadan söylemekte fayda var, fotoğraflarda göreceğiniz üzere yokuşları çıkmak biraz idman gerektiriyor. Floransa’ya birlikte gittiğimiz arkadaşlarımızın durumu Boboli Bahçeleri’nin yokuşlarını çıkarken pek de parlak değildi.

Boboli Bahçeleri’ne kadar gelmişken ilginç geçmişi ile Palazzo Pitti de görülmeli.İsminden de anlaşılacağı üzere Palazzo Pitti’nin ilk sahipleri Medici Ailesi’nin rakibi Floransalı banker Pitti Ailesi. Mediciler’den daha zengin olduklarını göstermek için yaptırdıkları bu sarayın maliyeti servetlerinin sonu olmuş ve Mediciler sarayı daha inşa edilirken onlardan satın almışlar. Sarayın içinde görülmeye değer birçok küçük müze var; Kraliyet Daireleri’nde sarayın 18. ve 19. yüzyıldaki ihtişamlı dekorasyonuna, Araba Müzesi’nde dönemin görkemli at arabalarına, Gümüş Müzesi ve Porselen Müzesi’nde sarayın gündelik hayatına, Kostüm Müzesi’nde ise 1700′lerden günümüze değişen modaya şahit olabilirsiniz.

Palazzo Pitti’yi gezmenin en ekonomik yönü ise; tek bir bilet ile hem Boboli Bahçeleri, hem de sarayın içindeki Kostüm Müzesi, Porselen Müzesi, Gümüş Müzesi ve Bardini Bahçeleri gezilebiliyor. Toplam 7 €…

Haritaya bakarak Boboli Bahçeleri’nin ne kadar büyük olduğunu, çok da fazla yön bulma duyusu olmayan bir turistin tabelalara rağmen labirent şekilli parkların içinde kolaylıkla kaybolabileceğini tahmin edebilirsiniz.

You may also like...